Sağlık Rehberi

Kadın Sağlığında Önemli Tarihler


Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre sağlık; “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik hali”ni ifade etmektedir. Kadın sağlığına baktığımız zaman ise, kadınların özellikle farklı hormonal etkilere maruz kalmaları nedeniyle, kadın sağlığının erkek sağlığına göre daha hassas olduğu söylenebilir.  
Kadınlar hayatları boyunca; ana rahminden başlayarak, çocukluk, ergenlik, erişkinlik, menopoz ve yaşlılık gibi dönemlerden geçmektedir. Bu dönemlerin her birinde fiziksel, ruhsal ve sosyal farklılıklar yaşamaktadırlar. Bu yazımızda bu dönemleri inceleyeceğiz.

Çocukluk Dönemi

    Çocukluk dönemi için sosyal faktörleri göz ardı ettiğimizde erkek ve kız çocuğunun büyümesi sırasındaki gereksinimlerinin benzer olduğu söylenebilir. Çocuğun yeterli ve dengeli beslenmesi, iyi bir eğitim almaya başlamasının sağlanması, doktor takiplerinin düzenli yapılması, aşılarının eksiksiz ve zamanında yapılması, sevgi ve saygı gördüğü bir ortamda yetişmesi önemlidir.

Ergenlik 

    DSÖ 10-19 yaşlar arasını ergenlik dönemi, 20-24 yaşlar arasını gençlik dönemi, 20-24 yaş arasını ise genç insanlar olarak tanımlamaktadır. Ergenlik çağında vücutta hızlı bir şekilde fiziksel değişiklikler yaşanmakta bu da ergen kişide endişe ve şaşkınlık gibi duygular uyandırmaktadır. Ergenlik çağında salgılanmaya başlanan cinsiyet hormonları da kişinin cinsel ve duygusal davranışlarının değişikliğe uğramasına yol açmaktadır. Bu dönemlerde, yaşam boyu olumsuz sonuçlara yol açabilecek zararlı alışkanlıklara başlanması, kız çocuklarında daha sık gözlenen yeme bozukluklarının (anoreksia nervosa, blumia nervosa gibi) ortaya çıkması gibi durumlar söz konusudur. Anoreksia nervosa ve blumia nervosa kişinin beden algısında bozulma nedeniyle ortaya çıkan, kız çocuklarında yaklaşık 10 kat daha fazla gözlenen hastalıklardır. Anoreksia nervosada yaşamı tehdit edecek düzeyde kilo kaybı ortaya çıkabilmekte olup yemek yemeyi reddetme durumu mevcuttur. Blumia nervosada ise sürekli yemek yeme, yemek yemenin ardından gelen pişmanlık hissi ve bunun ardından kusma, aşırı egzersiz, ishal yaptıracak ilaç kullanımı gibi davranışlar izlenmektedir.
    Kız çocuklarında ergenlik döneminde fiziksel değişikliklerle beraber menstruasyon (regl, adet) kanamaları görülmeye başlamaktadır. Adet kanamaları genellikle ergenlik çağının başlangıcından 2-2.5 yıl sonra başlamaktadır. Kız çocuklarında adet kanamalarının başlamasından yaklaşık 2 yıl sonra yumurtlama başlamaktadır. Yumurtlama başlayana kadar ağrılı adet söz konusu değildir. Aileler kızlarında adetten birkaç yıl sonra artan, ağrı ortaya çıktığında genellikle bunun olağan bir durum olduğunu anlamayabilmekte ve bir rahatsızlık olduğu zannıyla sağlık kuruluşlarına başvurmaktadırlar. Adet sancısı nedeniyle tıbbi yardım almak, gayet doğal bir durum olmakla birlikte, ebeveynlerin yaşanan durumun oldukça doğal bir süreç olduğunun farkında olmaları panik düzeylerini azaltmaya yardımcı olacaktır.
    Ergenlik döneminde üreme sağlığı ile ilgili problemler de izlenebilir. Özellikle sosyokültürel düzeyi daha düşük ailelerde ergen evlilikleri, istenmeyen gebelikler, cinsel yolla bulaşan hastalıklar bu dönemde dikkat edilmesi gereken diğer konulardır.
    Kız çocuklarının HPV (human papillomavirus) adı verilen rahim ağzı kanserine yol açan virüse karşı özellikle 11-12 yaşından itibaren aşı olmaları da çok büyük önem arz etmektedir. Bu aşının ulusal aşı programına dahil edilmesi için çalışmalar sürdürülmektedir. 
    

Erişkinlik Dönemi

    Erişkinlik dönemi, ergenlik çağının ardından başlayıp menopoza kadar devam eden süreci ifade etmektedir. Bu dönemde kadın sağlığı ile ilgili gebelik, doğum, doğum sonu yaşanabilen sorunlar, istenmeyen gebelikler, düşükler, aşırı ya da düzensiz kanama ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kansızlık, beslenme bozuklukları, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, anne ölümü gibi sağlık sorunları karşımıza çıkabilmektedir. 
    Erişkinlik döneminde düzensiz adet kanamasına yol açan endometrial polip, miyomlar, yumurtalık kistleri gibi organik patolojiler ya da hormonal dengesizliklerin yol açtığı aşırı kanamalar izlenebilmektedir. Adetlerinde düzensizlik yaşayan her erişkin kadının kadın hastalıkları ve doğum doktoruna muayeneyi ihmal etmemesi gerekmektedir. 
    Ergenlik döneminde rahim ağzı kanserinden korunmak için HPV’ ye karşı aşı olduğunu yukarıda belirtmiştik. Bu aşıyı ergenlik döneminde yaptıramayan kadınların 26 yaşına kadar yaptırmaları uygun olacaktır. Bu aşının daha ileri yaşlarda da hastalığa karşı koruyuculuğu olduğunu bildiren yayınlar mevcuttur. Rahim ağzı kanserinden korunmak için düzenli olarak yaptırılması gereken tarama testleri de mevcuttur. Bunlar rahim ağzından sürüntü olarak alınan servikal PAP-smear ve HPV testleridir. Ülkemizde HPV testi ile birlikte, PAP-smear testleri 30 yaşından itibaren KETEM’lerde ücretsiz olarak yapılmaktadır. 30 yaşından önce cinsel yönden aktif olan kadınlara da 21 yaşından itibaren 3 yılda bir PAP-smear testi yaptırmaları önerilmektedir. Erişkin dönemde, ailede meme ya da yumurtalık kanseri öyküsü olmayan kadınlarda 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi yapılması gerekmektedir. Ailede meme ya da yumurtalık kanseri olan kadınların ise, doktorları ile görüşerek gerek görülmesi halinde genetik testlerinin yapılması ve daha erken yaşlarda kanser tarama testlerinin düzenli bir şekilde uygulanması, erken dönemde bu hastalıkların yakalanabilmesi için gereklilik taşımaktadır.
    Erişkin dönemde çocuk sahibi olmayı düşünen kadınların, gebelik planlamadan önce en azından bir kez kadın hastalıkları ve doğum doktoruna başvurmaları önemlidir. Gebe kaldıktan sonra da hastanın doktorunun önerisine göre gebelik takiplerini sürdürmesi hem kendi sağlığı hem de bebeğin sağlığı açısından hayati önemdedir.
    
MENOPOZ SÜRECİ Ve YAŞLILIK DÖNEMİ

    Menopoz kadının sağlık sorunlarının en çok ihmal edildiği dönemdir. Bu dönemde vücutta izlenen pek çok değişiklik menopoz sürecine mal edilmekte, bu da olası başka hastalıkların yakalanmasında gecikmelere neden olabilmektedir. Bu dönemde kadınların yukarıda bahsettiğimiz meme kanseri ve rahim ağzı kanseri tarama testlerine uygun aralıklarla devam etmeleri uygundur. 
Menopoz sürecinde ve sonrasında cinsiyet hormonlarının düzeyi hızla azalmaktadır. Kadın cinsiyet hormonlarının kemikler ve kalp damarları üzerinde koruyucu etkileri vardır. Menopoz sonrasında bu hormonlar azaldığı için kalp hastalıkları ve kemik erimesi riski hızla artmaktadır. Kemik erimesi için kemik yoğunluğu ölçme testlerinin sigara kullanımı, artmış alkol tüketimi, frajilite kırıkları, 3 aydan uzun süre kortizol türevi kullanılması, düşük vücut kitle indeksine sahip olmak, romatoid artrit hastası olmak gibi kırık için risk faktörünü taşıyan menopoz sonrası dönemdeki tüm kadınlara uygulanması gerekmektedir. Bahsedilen risk faktörlerini taşımayan menopoz sonrası dönemdeki kadınların da 65 yaşından itibaren kemik tarama testlerini yaptırmaları uygun olacaktır.
    Menopoz sonrası dönemde, adet kanaması beklenen bir durum değildir. Bu kanamaların ihmal edilmesi durumunda ilerlemiş rahim kanserleri ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle menopoz sonrasında kanaması olan kadınların, kadın hastalıkları ve doğum doktoruna muayene olmaları şarttır. 

Sonuç

Kadın sağlığı; kadının yaşamı boyunca karşılaştığı fiziksel, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını odak noktası olarak almaktadır. Kadının sağlıklı olması, toplumun sağlıklı olması için ön koşuldur. Bu alanda hizmet verenler, kadınların farklı ihtiyaçlarına ve onlara özgü olan durumlara karşı daha hazırlıklı ve donanımlıdırlar. Hangi çağda olursa olsun, vücutta beklenmedik değişimler izlendiğinde hekiminizden yardım almanız, olası rahatsızlıkların erkenden tanınması için çok mühimdir.